Davaları çoğalıyor… Donald Trump hapiste ABD Başkanı seçilebilir!

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın başı belada. Seçim sonuçlarının reddiyle başlayan 6 Ocak kongre baskını sonrası ortaya çıkan hukuki sürecin yanı sıra çeşitli eyaletlerde kendisine davalar açıldı. Ancak bu davaların aksine Trump’ın anketlerde aldığı sonuçlar yüzünü güldürmeye devam ediyor.

Trump’ın parti içindeki rakibi Florida valisi Ron DeSantis, son aylarda ciddi bir düşüş yaşadı.2022 ara seçimleri sonrasında Trump’ın onayladığı adayların büyük ölçüde yenilgi yaşaması üzerine DeSantis’in popüleritesi zirveye ulaştı. Birçokları için Cumhuriyetçi Parti’de “DeSantis” döneminin başlangıcı olarak tanımlansa da işler zamanla değişti.

DONALD RONALD’I YENDİ

Donald Trump’ın 4 yıllık iktidarı sonrası Ronald DeSantis’i yükselten ana mesele kültür savaşları oldu. DeSantis, liberalin solun kimlik siyaseti olarak bilinen ve LGBT ya da feminist grupları içinde taşıyan “woke” ideolojisiyle mücadeleye yemin etmiş ve bütün siyasetini bunun üzerine kurmuştu. LGBT meselesi üzerinden zıtlaştığı Disney’e Florida’daki Disneyland üzerinden ekstra vergiler getirmişti. Meksika’dan gelen göçmenleri otobüslere bindirip “göçmen dostu” liberal eyaletlere gönderince Cumhuriyetçi muhafazakârlar gözünde tam bir kahramana dönüştü. Hatta DeSantis Trump’ı yeterince “woke karşıtı” olmamakla bile eleştirdi. Trump, DeSantis’in Florida’da getirdiği sert kürtaj yasağına karşı “bu kadarı fazla” demişti.

Ancak DeSantis’in albenisi kültür savaşlarıyla sınırlı. Ukrayna meselesinde rakibine kıyasla keskin laflar etmeyen, Trump gibi ABD yerleşik düzenini eleştirmeyen politikaları vardı. Bu da ABD’nin elitleri ve istihbarat gruplarıyla arası soğuk Cumhuriyetçi tabanda gerekli karşılığı bulmadı. New York Times’ın tabiriyle, muhafazakârlar DeSantis’i seviyorlar ama Trump’a bayılıyorlar.

Anketlere bakıldığında “güçlü lider” olmasından tutun Biden’ı yenme ihtimaline kadar birçok alanda Trump galip geliyor. Sadece “ahlak” ve “sevimlilik” metriklerinde DeSantis’in Trump’ı geçtiğini görüyoruz. Yani Trump’ın kaba saba bir siyasetçi olduğunu biliyorlar, tam da bu yüzden onu tercih ediyorlar.

Trump, “ New York’un 5. Caddesinde adam vursam bir oy bile kaybetmem!” demişti. Yani kendisine açılan davaların ciddi bir etkisinin olmayacağını düşünüyor. Hatta tam tersi, 6 Ocak olaylarında elde etmek isteyip başaramadığı mağduriyeti bu sayede kazanacağına inanıyor. Hapse girmesi halinde belki oyları yukarı bile çıkacak. Peki, sahiden hapse girecek mi?

TRUMP’IN DAVALARI

Trump’ın dört yıllık iktidarı, birçok suçlamayla karşı karşıya kalmasına sebep oldu. Bunların başında çeşitli taciz davaları ve 2016 seçimlerine damga vuran “Rusya ile işbirliği” geliyordu. Yürütülen soruşturmalar sonrası ciddi bir sonuca ulaşılamadı. Trump’la ilgili asıl ciddi iddialar 2020 seçimleri sonrası başladı. 6 Ocak Kongre binası baskını üzerinde Trump’a darbe teşebbüsü iddiasıyla dava açıldı.

Trump’ın başını ağrıtan diğer bir dava Florida’daki evinde bulunan belgelerdi. Eski başkan, görevde olduğu dönemde iade etmesi gereken 102 dökümanı geri vermemiş, yürütülen soruşturmada FBI ile işbirliği yapmayı reddetmişti. Bu dava, 2016 seçimleri öncesi Trump’ın Hillary Clinton’a karşı kullandığı “e-mail” tartışmasını anımsatıyordu. Clinton, birçok önemli devlet görüşmesini bireysel e-maili üzerinden yapmış ve o dönemde Trump’ın hedefi olmuştu. Trump’tan sonra Biden’ın da Başkan Yardımcılığı döneminden kalma belgeleri teslim etmediği ortaya çıktı. Ancak ABD istihbaratı, bu konuda Biden’ın işbirliği yaptığının altını çizdi.

Trump’ın uğraştığı daha “magazinsel” bir davaysa eski porno yıldızı Stormy Daniels ile olandı. Trump, ABD seçimleri öncesi kampanya yürütürken Daniels’a geçmişte yaşadıkları ilişkiyle ilgili açıklama yapmaması için sus payı ödemişti. Bu ödenen para resmi olarak açıklanmadığı için ABD yasasına aykırıydı. Seçime etki edecek tüm harcamalar kayıt altına alınmak durumundaydı.

Cumhuriyetçi liderin uğraştığı son dava da Georgia Eyalet Sekreteri’ne açtığı bir telefonla ilgiliydi. İddiaya göre Trump, Sekreter Raffensperger’e 11 bin 780 oya ihtiyacı olduğunu söylemiş ve kendisine yardımcı olması için baskı yapmıştı.

HAPİSTE BAŞKAN OLABİLİR

Trump’ın dava sayısı giderek artsa da bunlardan hapis yatması olası gözükmüyor. Yine de aralarından en ciddi olanının 6 Ocak baskını olduğu söylenebilir. Yeterli delil bulunduğu takdirde Trump’ın hapse girmesi gündeme gelebilir. İşin ilginci bu durum, Trump’ın 2024’te başkan olması önünde bir engel teşkil etmiyor. ABD anayasasında belirtilen kıstasları karşıladığı takdirde kimsenin aday olmasının önünde bir engel yok. Federal bir davadan hapis yatması bile Trump’ın önünü kapatmıyor. Dahası bu olay aslında yaşandı bile.

1920 seçimlerine Sosyalist Parti adayı olarak seçime katılan Eugene V. Debs, halkı 1. Dünya Savaşı için ilan edilen seferberliğe karşı gelmeye davet etmiş, bu nedenle 10 yıl hapis cezası almıştı. Debs, ABD gibi bir ülkede sosyalist bir parti için azımsanmayacak ama seçimi kazanmaya uzak yüzde 3’lük bir oyu toplamayı başarmıştı.

Trump’ın son anketlerine bakıldığında Debs’in aksine zafer ilan etmesi içten bile değil. Hukukçular, böyle bir durumda Trump’ın başkanlık görevlerini icra etmesinin aldığı cezadan ağır basacağı bu yüzden hapis cezasının en azından dondurulabileceğini söylüyorlar. Dahası, Donald Trump Başkan olduktan sonra kendini affedebilir.

Trump’ın hapse girmesi en azından mevcut bilgiler ışığında pek olası gözükmüyor. Tabii bu, mevcut davaların içeriğine ve kamuoyunun davaya verdiği tepkilere göre değişir. Şimdilik ABD bir bilinmeze doğru gidiyor. Trump, birçok ankette Biden’la ya başa baş gidiyor ya da kıl payı önde götürüyor. Cumhuriyetçi seçmenin kırsalda olması sebebiyle anketlerin büyük oranda Demokratlar lehine yanılma eğiliminde olduğunu da belirtmek gerekir. Daha 2024 seçimlerine çok var. Yani, Trump’ın akıbetini öğrenmek için henüz çok erken.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx